Doğru Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi ve Önemi
Kategori: Blog

İş sağlığı ve güvenliğinde temel ilke, tehlikeleri her zaman kaynağında yok etmek veya toplu koruma tedbirleriyle kontrol altına almaktır. Ancak risklerin teknik önlemlerle tamamen ortadan kaldırılamadığı durumlarda, Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD) çalışan ile tehlike arasındaki son ve en kritik savunma hattını oluşturur. Point OSGB olarak Bursa ve çevresindeki sanayi tesislerinde gerçekleştirdiğimiz saha gözlemlerinde, doğru seçilmiş ve amacına uygun kullanılan koruyucu donanımların olası bir iş kazasında yaralanma şiddetini ve hayati riskleri en aza indiren en belirleyici unsur olduğunu görmekteyiz.
Doğru KKD temininde dikkat edilmesi gereken en temel kural, donanımların işin niteliğine, çalışma ortamının risklerine ve ilgili Avrupa Birliği ile Türk Standartlarına (CE işareti) tam uyumlu olmasıdır. Ağır sanayi ve kaynak atölyelerinde kullanılan koruyucu gözlük veya eldiven ile kimyasal maddelerin bulunduğu laboratuvarlarda kullanılan ekipmanın teknik özellikleri tamamen farklıdır. İşletmelerin yalnızca ürün temin etmesi yeterli değildir; koruyucuların personelin fiziksel yapısına ergonomik olarak uyum sağlaması, çalışmayı zorlaştırmaması ve düzenli hijyen bakımlarının yapılması kullanım alışkanlığını doğrudan artırır.
Kişisel koruyucu donanım kültürünün yerleşmesinde personele verilecek uygulamalı eğitimler kilit rol oynar. Çalışanlara baret, emniyet kemeri, iş ayakkabısı veya kulak koruyucuların neden kullanılması gerektiği, nasıl saklanacağı ve kullanım ömrünün ne zaman dolduğu düzenli olarak aktarılmalıdır. Yıpranmış, deforme olmuş veya koruyuculuk özelliğini yitirmiş ekipmanların periyodik denetimlerle anında yenilenmesi sağlanarak çalışan sağlığı her an kesintisiz güvence altına alınmalıdır.
Son güncelleme:
